Korkuyu Aşan Gelecek: Boris Johnson’ın Balmumu Mumlarından Yapay Zekaya Uzanan Yolculuğu

author

3 min 15.09.2026
blog-detail

Teknolojinin ve dönüşümün yarattığı büyük belirsizliklerin ortasında insanlık, her devrimde aynı insani korkuyla yüzleşir. Birleşik Krallık Eski Başbakanı Boris Johnson, atalarının doğduğu topraklara dönerek geçmişin balmumu mumlarından geleceğin yapay zeka evrenine uzanan köklü bir yolculuğu gözler önüne seriyor. Tarihin kırılma noktalarından ve kendi aile köklerinden beslenen bu anlatı, teknolojik sıçramalardan korkmak yerine geleceği şekillendirme cesareti gösteren zihinlerin hikayesidir.

Korkuyu Aşan Gelecek: Boris Johnson’ın Balmumu Mumlarından Yapay Zekaya Uzanan Yolculuğu

Tarihin akışı, insanlığı sürekli yeni ve bilinmeyen kapıların eşiğine getirir. Yeni bir teknolojik devrimin eşiğinde dururken hissedilen endişe, aslında insanlık kadar eskidir. Zirve 23 sahnesine sürpriz bir konuk olarak çıkan Birleşik Krallık Eski Başbakanı Boris Johnson, babalarının ve atalarının toprağı olan İstanbul’da, tam da bu kadim insani korkuyu ve teknolojik devrimlerin kaçınılmaz doğasını kendi aile hikayesi üzerinden anlatmaya başlar.

Balmumu Kalesinin Yıkılışı: Ahmet Hamdi Bey ve Edison’un Ampulü

Johnson’ın hikayesi, 19. yüzyılın ikinci yarısında Çankırı’nın Kalfat köyünden çıkıp Mekke’ye giderek hacı olan ve ardından İstanbul’a yerleşen büyük büyükdedesi Ahmet Hamdi Bey ile başlar. Ahmet Hamdi Bey, Arı Filmi’ndeki (Bee Movie) kapitalist düzeni andırır bir yöntemle, milyonlarca arının emeğini kullanarak İstanbul’un en büyük balmumu mumu üreticisi haline gelir. Camilerden devlet dairelerine kadar her yere mum satan Ahmet Hamdi Bey, dönemin adeta tek kişilik bir elektrik santralidir.

Ancak 1880’lerde Thomas Edison’ın elektrikli ampulü icat etmesiyle, bu devasa balmumu imparatorluğu bir gecede çöker. At arabası üreticisinin karşısına otomobilin, daktilo üreticisinin karşısına dizüstü bilgisayarın çıkması gibi bir kırılma anıdır bu. Ahmet Hamdi Bey’in serveti gözlerinin önünde erirken yaşadığı dehşet, bugün yapay zeka, kuantum bilgisayarlar ve siber teknolojiler karşısında mesleklerini kaybetme korkusu yaşayan modern insanın endişesinden farksızdır.

"Tıpkı bir tüfek üreticisinin rakibinin makineli tüfeği icat ettiğini görmesi gibiydi. Ahmet Hamdi Bey balmumu fortune'unun erip gittiğini görebiliyordu. Bugün de harika orta sınıf profesyonellerin, hayatlarının bir teknolojik devrimle altüst olacağından korkarak aynı panik içinde olduklarını görüyoruz."

Tarihin Kırılma Noktaları ve Yeniden Doğan Fırsatlar

Tarihsel süreç incelendiğinde, her bilimsel sıçramanın başlangıçta büyük bir panik ve dirençle karşılaştığı görülür. 18. yüzyılda Montgolfier Kardeşler sıcak hava balonunu icat ettiğinde Fransız köylüler bunun şeytanın işi olduğunu düşünerek baloncuları dövmüş; Birleşik Krallık’ta ilk buharlı tren ortaya çıktığında insanlar 100 milden hızlı gidilirse bedenlerinin parçalanacağına inanmıştır. İlk otomobiller çıktığında ise yetkililer, araçların önünde kırmızı bayrakla yürüyüp insanları uyarmak zorunda kalmıştır.

Ancak tarihin sunduğu en büyük ders şudur: Bir bilimsel devrim yok ettiği her tekil işe karşılık, binlerce yeni fırsat ve istihdam alanı yaratır. Ahmet Hamdi Bey’in balmumu işi bitmiş olabilir; fakat elektrik sayesinde günün her saatinde çalışabilen milyonlarca yeni sektör doğmuştur. Oğlu gazeteci ve editör Ali Kemal, arılarla uğraşmak zorunda kalmamış, düşüncelerini özgürce dile getirdiği yepyeni bir meslek inşa etmiştir.

"Teknoloji kendi içinde ahlaki olarak nötrdür; ne iyidir ne de kötü. Onu nasıl kullandığınıza bağlıdır... Bilimsel bir devrim yok ettiği her bir iş için binlerce yenisini yaratacaktır."

Serbest Pazar Demokrasileri ve Küresel İş Birliği

Geleceği şekillendiren en temel unsur, fikirlerin özgürce tartışılabildiği ve yaratıcılığın teşvik edildiği ortamlardır. Birleşik Krallık ve Türkiye, kendi bölgelerinde ve küresel ölçekte serbest piyasa demokrasilerinin ve girişimcilik ruhunun iki büyük temsilcisidir. Pandemi döneminde tüm dünyayı koruyan etkili aşıların, bürokratik emirlerle değil; özgür bilim insanlarının ve girişimcilerin ortak çabalarıyla —Türk bilim insanlarının geliştirdiği aşının İngiltere’de onaylanıp dünyaya dağıtılması örneğindeki gibi— ortaya çıkması tesadüf değildir.

İki büyük ülkenin genç zihinleri, tıpkı Ahmet Hamdi Bey’in arıları gibi, fikirleri bir çiçekten diğerine taşıyarak; sanattan teknolojiye, serbest ticaretten inovasyona kadar her alanda çapraz polenleşmeyi başarmalıdır.

Bize de şunu hatırlatıyor: Gelecek, henüz yazılmamış ve tıpkı erimiş büyük bir balmumu kütlesi gibi şekillendirilmeyi bekleyen bir imkandır. Teknolojiden ve değişimden korkmak yerine, onu insanlığın iyiliği için bir araç olarak kavrayıp geleceğe cesaretle yön vermek gerekir.

 

author

3 min 15.09.2026