Ahmet Akyol: Cesaret, Korkudan Eyleme Geçmemizi Sağlayan Köprüdür

author

5 min 20.10.2026
blog-detail

Irak sınırındaki Güven Dağı'na kar yağmadan üs kurma sözünden, ambargoya karşı iki yılda geliştirilen kameralara ve Çelik Kubbe'ye… ASELSAN CEO'su Ahmet Akyol, Zirve 23'ün “Cesaret” oturumunda, şirket tarihinin en genç genel müdürü olarak ASELSAN'ın hikâyesi üzerinden cesaretin farklı boyutlarını anlatıyor: hayal kurmak, beklenenin ötesine geçmek, engellere meydan okumak, sahada olmak ve şartları değiştirmeyi göze almak.

Güven Dağı: İmkânsızı İmkânlı Kılmak

Akyol konuşmasına 2018 yılından bir hikâyeyle başlıyor. Terörle mücadelenin yoğun olduğu yıllarda, Mehmetçik'in kartal yuvası gibi tepeleri tek tek ele geçirdiği dönemde ASELSAN'a düşen görev, bu tepelere modern üs bölgeleri kurmaktı. Irak sınırındaki Güven Dağı'na kasım ayından önce, kar her yeri kaplamadan ulaşılması gerekiyordu. Yollar açılamıyor, konteyner ve zırh çeliği üretiminde aksamalar yaşanıyordu.

Verilen Söz ve Dağın Eteklerindeki Toplantı

Temmuz ayına gelindiğinde ekip, hedefe ulaşmanın artık imkânsız olduğunu söylüyordu. Ancak komutanlara ve askerlere “Bu kış Mehmetçik açıkta kalmayacak” sözü verilmişti. Akyol, bir sonraki toplantıyı dağın eteklerinde yapmaya karar verdi. Roket seslerinin duyulduğu bir ortamda Karayolları'ndan müteahhitlere, ASELSAN mühendislerine kadar herkes toplandı. Sonuç: 11 Kasım 2018'de askerle birlikte üs kuruldu ve Türk bayrağı bir daha inmemek üzere o tepeye dikildi.

“Söz vermek cesaret ister. İmkânsızı imkânlı kılmak da cesaret ister.”

Cesaret Hayal Kurmakla Başlar

ASELSAN'ın temelleri, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan alınan dersler sonucunda, 1975'te dört mühendis tarafından 100 metrekarelik bir apartman dairesinde atıldı. Türkiye'nin ilk telsizlerini üretmek üzere başlayan bu yolculuk, Türk milletinin bağışları ve devletin desteğiyle 50 yıl içinde dünya çapında bir başarı hikâyesine dönüştü. Akyol'a göre hayal kurmak cesaret ister; ama hayalleri gerçekleştirmek için harekete geçmek ve iyi ekipler kurmak gerekir.

Beklenenin Ötesini Yapmak: Elektronik Harbin Doğuşu

1980'lerin sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri, arızalı bir elektronik harp sistemini tamir edilmesi umuduyla ASELSAN'a getirdi. Birkaç haftalık incelemenin ardından genç mühendislerin cevabı cesurdu: “Biz bunu tamir etmekle ilgilenmiyoruz; yenisini yapabiliriz.” O gün başlayan iddia, bugün Avrupa'nın en büyük elektronik harp tesisine dönüştü. Genelkurmay Başkanı'nın ifadesiyle Türk ordusu iki alanda dünya lideri: SİHA'lar ve elektronik harp.

Engellere Meydan Okumak: Ambargoya Rağmen Geliştirilen Kamera

2020'de Azerbaycan'ın topraklarını kurtardığı süreçte Türk SİHA'larının kullanılması nedeniyle bazı ülkeler Türkiye'ye kamera satışını yasakladı. O dönem genel müdür yardımcısı olan Akyol ve ekibi, bu kamerayı hem daha iyisini hem de çok hızlı yapabileceklerini iddia etti.

İddiayı Gerçeğe Dönüştürmek

Akyol, iddia ortaya koymanın yetmediğini vurguluyor. Bunu gerçekleştirmek için iyi bir ekip, iddialı bir proje ve bazen aileden fedakârlık gerektiren gece gündüz çalışma gerekiyor. ASELSAN, satılmayan kamerayı iki yılda geliştirdi ve ambargoyu boşa çıkardı. 2024'te ASELFLIR-500 ile 20'den fazla ülkeye ihracat yapıldı; 2025'te ise ASELFLIR-600 ile rakiplere fark atıldı. Aynı kararlılık, yıllarca tartışılan hava savunma sistemlerinde de gösterildi ve bu alanda tam bağımsızlık sağlandı.

Sahada Olma ve Yüzleşme Cesareti

Akyol'a göre hangi sektörde olursanız olun, sahada ve işinizin değer yarattığı insanlarla temasta olmak zorundasınız. Bu, yaptığınız işle yüzleşme cesaretidir. Apple CEO'su Tim Cook başarısını mağazalarda müşterileri dinlemeye bağlıyor. Efsanevi vali Recep Yazıcıoğlu da tebdil-i kıyafetle hastaneleri ve okulları gezerek kamu hizmetlerini yerinde denetlerdi.

Gezen Tilki Yatan Aslandan İyidir

Savunma sanayinde saha çok daha riskli; ürünlerin askerlerle nasıl buluştuğunu görmek için Suriye'den Irak'a kadar sahada olmak gerekiyor. Akyol, bilimsel makalelerin ispatladığı bu gerçeği atalarımızın tek bir cümleyle özetlediğini hatırlatıyor: “Gezen tilki yatan aslandan iyidir.”

Cesaret Bir Vizyondur: Çelik Kubbe

ASELSAN liderliğinde yürütülen Çelik Kubbe projesi, iki yıl önce mühendislerle bir toplantı masasında bir kâğıda çizilerek başladı. Türkiye'nin ve dünyanın ihtiyaçları, harp sahasındaki gelişmeler değerlendirilerek ortaya konan bu dünya çapındaki iddia, bugün tüm milletin ve devletin desteğini arkasına almış durumda.

Cesaretin Altını Doldurmak

Akyol, bu iddianın boş bir cesaret olmadığını vurguluyor: 50 yıllık birikime, teknik hazırlıklara, tecrübeye ve çalışmaya güvenilerek ortaya kondu. Tarihteki örnekler de bunu gösteriyor. İstanbul'un fethi büyük bir başarıdır; ama arkasında uzun hazırlıklar, akıl, teknoloji ve irade vardır. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışı büyük bir cesaret örneğidir; ama ardından gelen hazırlıklar, ordunun yeniden yapılandırılması ve diplomatik hamlelerle zafere dönüşmüştür.

“Cesaret, bir vizyona sahip olmakla birlikte onun altını akılla, çalışmayla, birikimle ve tecrübeyle doldurma sanatıdır.”

Mevcut Şartlarda En İyisini Değil, Şartları Değiştirmeyi Hedeflemek

Akyol göreve geldiğinde ekip, 1975'ten kalma 180 dönümlük kampüste üç binayı yenilemeyi öneren bir plan sundu. Akyol ise bunun geleceğin Türkiye'si ve yeni kuşaklar için yeterli bir hayal olup olmadığını sorguladı. Birkaç yıllık çalışmanın sonunda, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük savunma sanayi yatırımı olan 6.800 dönümlük yeni yerleşke 27 Ağustos'ta başlatıldı. Akyol'un gençlere tavsiyesi net: Mevcut şartlarda en iyisini yapmayı değil, şartları değiştirmeyi hedefleyin.

Cesaret Sonuçla Anlam Kazanır

Akyol'a göre cesaretli adımlar sonuç verdiğinde tarihe geçer. 2025 itibarıyla ASELSAN son altı aydır Türkiye'nin en değerli şirketi konumunda; Cumhuriyet tarihinde piyasa değeri 1 trilyon liraya ulaşan ilk şirket ve Avrupa'nın en değerli 8. şirketi oldu. Akyol, bu rekorların arkasında Türkiye'nin en iyi kadrolarının olduğunu ve geleceğin ASELSAN'ının bugünün gençleri için hazırlandığını vurguluyor.

Denememek Asıl Başarısızlıktır

Akyol, cesareti; zoru tercih etmek, herkes susarken konuşmak ve ilk olmak gibi pek çok örnekle anlatmanın mümkün olduğunu söylüyor. Kendi tanımı ise şu: Cesaret, kalbimizdeki güçle korku tarafından eylem tarafına geçmemizi sağlayan köprüdür. ASELSAN'ın da, kendisinin de başaramadığı şeyler olduğunu kabul eden Akyol, asıl kaybın başarısız olmak değil, denemekten korkmak olduğunu vurguluyor.

23 Yaşındaki Gençlere Tek Kelimelik Tavsiye

Akyol, konuşmasını hem salondaki gençlere hem de 23 yaşındaki kendisine yönelik bir tavsiyeyle kapatıyor: İstiklal Marşı'nın ilk kelimesi, “Korkma.”

Ahmet Akyol'un anlattıkları, cesaretin yalnızca bir duygu değil; hayal, hazırlık, çalışma ve sahada olmayla birleştiğinde büyük sonuçlar doğuran bir disiplin olduğunu gösteriyor.

author

5 min 20.10.2026