Gürcan Karakaş: Korkuyu Bilgiyle Yenmek; TOGG'un Cesaret Hikâyesi

author

5 dk 01.11.2026
blog-detail

Yaklaşık 30 yıl boyunca bir Alman teknoloji şirketinde üst düzey yöneticilik yapmış, şirketin özel uçağıyla dünyayı dolaşan, konfor alanının tam ortasında bir mühendis… TOGG CEO'su Gürcan Karakaş, Zirve 23'ün “Cesaret” oturumunda bu konforu bırakıp Türkiye'nin küresel otomobil markasını kurmaya nasıl karar verdiğini, TOGG'un 100 yıllık devlere nasıl meydan okuduğunu ve cesur bireylerde aradıkları dört özelliği anlatıyor.

Korkmak İnsani, Cesaret Korkuyu Yenebilmektir

Gürcan Karakaş konuşmasına salondaki gençlere bir soruyla başlıyor: “İçimizde korkan var mı?” Korkmanın çok normal ve insani olduğunu vurguluyor. Önemli olan, korkuyu yenebilmek. Karakaş'a göre iş dünyasında cesaret, insanı her zaman bir sonraki seviyeye taşıyan, ufkunu açan ve başarıya götüren şey.

Cesaretin Etimolojisi: Kalp ile Akıl Arasındaki Köprü

Karakaş, TOGG'da kelimelerin kökenine ve anlamlarına da önem verdiklerini söylüyor. Arapça kökenli “cesaret” kelimesi hem yürekliliğin duygusal boyutuna hem de aklın mantık boyutuna işaret ediyor. Almancadaki “Mut” kelimesi ise köken olarak düşünmenin gücünü ifade ediyor. Yani cesaret, duygular ile bilgi, veri ve akıl arasında kurulan bir köprü.

Zipline Örneği: Duygu ve Bilgi

Karakaş, bu köprüyü zipline örneğiyle anlatıyor. Duygusal tarafımız korkar: İp kopabilir, emniyet kemerinden çıkabilirim, başım dönebilir. Bilgi ise farklı söyler: Her türlü kontrol yapılmış, kemer kurallara uygun bağlanmış, kanca sağlam. Bu yetmezse deneyenlere sorar, istatistiklere bakarız. Karakaş'a göre iş dünyasında korkunun üzerine bilgiyle gitmek gerekiyor. Üstelik cesareti doğuran bilgi zamanla değişiyor; on yıl önce farklıydı, on yıl sonra yine farklı olacak.

Oyunun Kuralları Değişiyor: 150 Yıllık Deneyim Garanti Değil

TOGG'a sıkça sorulan soru, 100 yıllık şirketlere meydan okuma cesaretini nereden bulduğu. Karakaş'ın cevabı: Oyunun kuralları tamamen değişiyor. 150 yıldır otomobil üretiyor olmak, gelecekte de başarılı olmayı garanti etmiyor; çünkü bu kuralları gençlerin değişen tercihleri, istekleri ve öncelikleri belirliyor.

Metal Kutudan Akıllı Yaşam Alanına

Dünyadaki mega trendler, hayatımızı kolaylaştıran ve birim zamanda daha fazla iş yapmamızı sağlayan çözümlere doğru ilerliyor. Nesnelerin interneti ve dijitalleşme ile her şey akıllanıyor. A noktasından B noktasına gitmeye yarayan metal kutu, akıllı bir cihaza ve yaşam alanına dönüşüyor. Otonom sürüşle birlikte artık araba kullanmaya odaklanmayacağımız için, oturma odasında ya da ofiste yapabildiğimiz her şeyi araçta da yapabileceğiz. Böyle bir ürün, klasik bir otomobil gibi tasarlanamaz.

Organizasyon Şeması Olmayan Bir Şirket

Karakaş, teknolojisi olgun ve kullanıcı beklentisi belli olan ürünlerde işi daha verimli hale getirmekten başka yapılacak pek bir şey olmadığını söylüyor. Ancak bataryalar, sensörler, kameralar ve otonom sürüşle şekillenen yeni dünyada ne teknoloji olgun ne de kullanıcı beklentileri belli. Bu dünyada, piramidin tepesinde aynı işi daha önce defalarca yapmış insanların oturduğu klasik yapılar başarılı olamaz. Beş yıllık planların eskidiği bu ortamda TOGG'un bir organizasyon şeması bile yok; farklı alanlardaki uzmanlar problem ve hedef bazlı olarak bir araya gelerek çalışıyor.

Konfor Alanını Bırakmak

TOGG'un hissedarları Anadolu Grubu, BMC, Turkcell ve Zorlu gibi Türkiye'nin en büyük şirketleri. Karakaş, bu şirketlerin de böyle bir yola çıkarken heyecanla birlikte kaygı duyduğunu, ancak veriye ve araştırmaya dayanarak projeyi başlatma cesaretini bulduklarını söylüyor.

Bir Mühendisin Hayali

Karakaş'ın kendi hikâyesi de benzer. Yaklaşık 30 yıl bir Alman teknoloji şirketinde çalışmış, şirketin 75–80 milyarlık cirosunu yöneten 50 kişiden biri olmuştu. Rahatı yerindeydi. Ancak TOGG projesi anlatıldığında “içi kıpır kıpır” oldu. Bu fırsat bir yandan korku yaratıyor, diğer yandan bir mühendis olarak bir hayali hayata geçirme şansı sunuyordu. Korkularını da yine veriler, bilgiler ve araştırmalarla azalttı.

1.200 Cesur Birey

Bugün TOGG'da 1.200 kişi çalışıyor. Karakaş, bu ekibi “büyüteçle arayıp cımbızla çekerek” kurduklarını söylüyor. Türkiye'de bulunamayan uzmanlıklar için yurt dışından isimler getirildi; aralarında Türkiye'ye geri dönen 27 kişi de var. 2021'de ekibin ortalama iş deneyimi 15 yıldı. Tüm bu insanlar aynı heyecan ve biraz da kaygıyla geldi; ama birlikte ihtiyaç duydukları cesareti yakaladılar. TOGG, ilk başvuru yılında Great Place to Work sertifikası almaya hak kazandı.

Cesur Bireyi Tanımlayan Dört Özellik

Karakaş, işe alım süreçlerinde özgeçmişin geçmişe baktığını, ancak geleceğin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağınızın kişisel özelliklerinizde yattığını söylüyor. TOGG'un cesur bireyde aradığı dört özellik şunlar:

  • Öğrenme hevesi: Bıkmadan, usanmadan sürekli kendini geliştirmek.
  • Duygusal istikrar ve güç: Fikrinin arkasında durarak ilerlemeye devam edebilmek.
  • Entelektüel kapasite: Helikopterle tepeye çıkıp büyük resmi görebilmek, sonra aşağı inip operasyonu yürütebilmek.
  • İnsanlar arası etkileşim: Bardağın dolu tarafını görerek fırsatları yakalamak ve birleştirici olmak.

Bardağın Dolu Tarafı

Karakaş, bardağın boş tarafını görmenin de gerekli olduğunu, çünkü hataları ve iyileştirilmesi gereken noktaları gösterdiğini kabul ediyor. Ancak yalnızca boş tarafı görenler tartışmalarda birleştirici değil, kutuplaştırıcı oluyor. Birlikten güç doğacaksa, ekibin bardağın dolu tarafını görebilen insanlardan oluşması gerekiyor.

Kış Testlerini Güney Yarımkürede Tamamlamak

Karakaş, bu cesaretin somut bir örneğini de paylaşıyor. TOGG kış testlerini İsveç'te yapıyordu; ancak kış o yıl iki hafta erken bitti ve testler tamamlanamadı. Panik yapmak ya da yetiştirememe korkusuna kapılmak yerine ekip, dünyanın öbür ucuna, Güney Yarımküre'ye gidip testlerini tamamladı. Karakaş'a göre yeter ki yol haritanızda işi yapmaya ve bitirmeye odaklanın.

Cesaretinizi Nasıl Artırabilirsiniz?

Öğrenme Hevesini Canlı Tutun

Merak edin, sorun, sorgulayın ve bundan bıkmayın. Karakaş'a göre imkânsız dediğimiz bir şey, yalnızca daha önce kimse onu yapmadığı için imkânsızdır. Geri bildirim istemek de öz farkındalığı geliştirmenin en önemli yolu; basit bir yolculuktan sonra bile “Nasıldı?” diye sormak gerekir. Üniversite bitince öğrenme bitmiyor; hayat boyu öğrencilik devam ediyor.

Değişimi Kucaklayın ve Fikrinizin Arkasında Durun

Esnek olmak, değişimi kucaklamak ve ona şekil vermek gerekiyor. Karakaş'a göre geleceği kendi ellerinizle şekillendirmekten daha güzel bir duygu yok. Her şeyin haftaya değişebileceği bir dünyada belirsizlik karşısındaki korkuyu yönetmeyi öğrenmek şart. Yeni fikirlerinizi mutlaka paylaşın, “ne derler” diye düşünmeyin; inanıyorsanız bir arkadaşınızı, sonra bir diğerini ikna edin ve o konuda birleşin.

Motivasyonu Aksiyona Dönüştürün

İş dünyasında bilmek ve anlatmak yetmez; hayata geçirebilmek çok daha değerli. Karakaş'ın önerisi: 20 saat düşüneceğinize, düşünerek üç kez deneyin. Büyük resmi görün, sonra aşağı inip yol haritanızı belirleyin; hedefe giderken yolunuzu üç dört kez değiştirmekten çekinmeyin.

Elinizi Uzatın ve Dinleyin

İnsanlar arası etkileşim için tavsiyesi basit: Elinizi uzatın ve “Beraber yapalım” deyin. Empatik olun ve her şeyden önemlisi dinleyin; çünkü dinleme konusunda hepimiz yeterince başarılı değiliz.

“İmkânsız dediğimiz bir şey, sadece daha önce birisi onu yapmadığı içindir.”

Gürcan Karakaş'ın hikâyesi, cesaretin korkusuzluk değil, korkuyu bilgiyle, veriyle ve doğru insanlarla yönetebilmek olduğunu gösteriyor. Konfor alanından çıkmaya cesaret edenler, geleceği kendi elleriyle şekillendirme fırsatı buluyor.

 

author

5 dk 01.11.2026