İçeriklere göz at!
Günümüz dünyasında algoritmaların ve yapay zekanın profesyonel hayatın sınırlarını aşıp günlük rutinlerimize sızmasıyla birlikte, dijital yatkınlığımız bir teknik beceri olmaktan çıkıp bu yeni düzende kendimizi var edebileceğimiz bir alan hâline geliyor. Sürekli değişen trendlerin ve bilgi yoğunluğunun içinde neyin geçici, neyin kalıcı olduğunu ayırt etmek her geçen gün zorlaşsa da yeni ve eski tüm teknolojilerin sunduğu imkânları görüp bunları efektif kullanabilmek, 21. yüzyılın en temel kazanımlarından biri.
Saatler boyunca masa başında oturup motivasyonun size gelmesini beklediğiniz, işinize başlayamadığınız zamanlar oldu mu? Ekranın önünde donup kaldınız, kahve bardağınızı doldurup geri döndünüz, bir e-posta kontrol ettiniz, sonra bir tane daha… Motivasyon gelmedi. Bu noktada motivasyonun önce gelmesi gerektiğini sanabilirsiniz fakat araştırmalar tam tersini söylüyor: Harekete geçmek motivasyonu doğurur, motivasyon hareketi değil. En önemlisi de hareketi sürdüren şey motivasyon değil, disiplindir.
Bir uygulamada butona bastığınızda ne olacağını hiç düşündünüz mü? Bir mesaj gönderiliyor, bir sipariş oluşturuluyor, ekranda yeni bir sayfa açılıyor. Biz yalnızca sonucu görüyoruz fakat ekranın arkasında her ihtimalin önceden düşünülmesi, adımlara ayrılması ve belirli kurallarla birbirine bağlanması gerekiyor.
“Üniversite sonrası sudan çıkmış balığa dönme” deneyimi çok aşina olduğumuz bir durum. Akademik ve sosyal açıdan bizi geliştiren bu alan, bir noktadan sonra kendimizi geliştirebileceğimiz çok dallı bir ağaçtansa, gölgesinde dinlendiğimiz bir konfor alanına dönüşebiliyor.. Fakat o gölgeden çıkıp güneşin altına, iş dünyasının sonsuz seçenekleri arasına girdiğimizde yolumuzu nasıl çizeceğiz? Vize ve finallerin olmadığı bu yeni düzende rotayı belirlemek aslında sandığın kadar karmaşık değil.
Haziran ayında 23’te devrim teması etrafında buluştuk. Dönemin son atölyesi, topluluk buluşmaları, sosyal sorumluluk projeleri ve güncel eğitim içerikleriyle hem geride bıraktığımız dönemi değerlendirme hem de birlikte üretmenin gücünü hissetme alanları kurmaya devam ettik. Doğa yürüyüşleri, ortak heyecanlar ve derinleşen blog yazılarıyla 23’ün paylaşım ve keşif alanı bu ay da anlamlı bir kapanışla genişledi.
Şu an bu yazıyı okurken ekranınızın üst kısmında kaç sekme açık? Muhtemelen bir yanda yanıt vermeniz gereken bir mail, diğer yanda “sonra okurum” diye açılıp unutulan bir makale, arka planda çalan bir şarkı ya da yarım bırakılmış bir video duruyor. Peki ekranı kapattığınız anda bütün bunların gerçekten kapandığına emin misiniz?