Nilay Örnek: Bırakabilmenin Cesareti, Kırılma Noktaları ve Merakla Kurulan Bir Hayat

author

5 dk 30.10.2026
blog-detail

16 yaşında üniversiteye, 17 yaşında gazeteciliğe başlayan, 21 yaşında üç katı maaşla transfer olan ve 29 yaşında yayın yönetmeni koltuğuna oturan bir gazeteci… “Nasıl Olunur” podcast serisinin yaratıcısı Nilay Örnek, 23 Yaş Hikâyeleri'nde çok çalışarak, çok eğlenerek ve zaman zaman her şeyi bırakarak geçen 20'li yaşlarını, hayatını değiştiren kırılma noktalarını ve bugüne taşıdığı dersleri anlatıyor.

Dolu Dolu, Çalışkan ve Olaylı 20'li Yaşlar

Nilay Örnek, 20'li yaşlarının dolu dolu, çok çalışarak ve biraz da olaylı geçtiğini söylüyor. 17 yaşının yazında Sabah gazetesinde stajla başladı ve beş yıl orada çalıştı. Ardından Milliyet'e, daha sonra da yönetici olarak Habertürk'e geçti. Genç yaşta büyük sorumluluklar aldı; ama aynı zamanda gezdi, eğlendi ve farklı dönemlerde toplam bir buçuk yıl Amerika'da yaşadı.

Planlamak Değil, Akışta Kalmak

İş bulamama korkusuyla üniversitede bulduğu ilk fırsatta çalışmaya başlayan Örnek'in derdi, bir şeyler yapmak ve işe yarayan biri olmaktı. Ailesinde kimseyi tanıyan kimse yoktu; sıradan bir aile, sıradan okullar… Bu nedenle büyük planlar yapmak yerine akışta kalıp her işin en iyisini yapmayı seçti. Bugün de aynı yaklaşımı sürdürüyor.

Başarı Kadar Başarısızlık da Konuşulmalı

Örnek, podcast serisinde de sık sık gözlemlediği bir yanılgıya dikkat çekiyor: İnsanlar başarılı gördükleri kişilerin hayatlarının pürüzsüz geçtiğini düşünüyor. Oysa her başarı hikâyesinde inişler, çıkışlar, kötü günler ve sürtünmeler var. Bu yüzden başarı kadar başarısızlıkların da konuşulması gerektiğine inanıyor.

Kırılma Noktaları: Hayatı Yeniden Şekillendiren Anlar

Kendi Soyadından Vazgeçmemek

23 yaşındaki ilk büyük kırılma noktası, uzun süreli bir ilişkinin bitişiydi. Erkek arkadaşı evlenmek, ama Örnek'in kendi soyadını bırakmasını istiyordu. O yıllarda feminist eğilimlerinin farkında bile olmayan Örnek, “Ben bu yaşa kendi ismimle, kendi soyadımla geldim; ben bir bireyim” diyerek buna karşı çıktı. İlişkinin bitmesi onu daraltılmış hissettirdi ve hayatında bir şeylerin değişmesi gerektiğine karar verdi.

Sekiz Yıllık Birikimle New York'a Gitmek

Sekiz yıldır gazetecilik yapan Örnek, bütün birikimini alıp Amerika'ya gitmeye karar verdi. Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz'ın “Altı ay git, sonra dön, burada işin hazır” sözünün ne kadar değerli olduğunu yıllar sonra fark etti. E-posta attığı arkadaşlarından biri “Hemen gel” deyince New York ve New Jersey'de bir yıl geçirdi; dil okullarına ve senaryo derslerine gitti. Zorlandı, ama bu deneyim neyi yapıp yapamayacağını görmesini ve kendine güvenmesini sağladı.

“Zamanında işi ve ilişkiyi bitirebilen, o yaşlarda buna sahip olduğum için kendimi takdir ediyorum.”

Babanın Hastalığı ve Kaybı

27 yaşında aldığı gazetecilik bursunun ardından hayatındaki en zor kırılma noktalarından biri geldi: Babasının kan kanseri. Kız kardeşiyle birlikte sekiz ay boyunca hastanede kaldılar, geceleri babalarının yanında yatıp gündüzleri çalışmaya devam ettiler. Babası kanseri yendi; ancak daha sonra bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Örnek, o hastane döneminde babalarına sevgilerini çok söylediklerini ve çok yakınlaştıklarını anlatıyor. Bu deneyim ona, insanın sevdiklerini ne zaman kaybedeceğini bilemeyeceğini öğretti.

Habertürk'e Geçiş ve Yayın Yönetmenliği

Milliyet'teki sekiz yıllık, toplamda 13 yıllık tecrübesini bırakıp yeni kurulan Habertürk'e geçmesi de bir dönüm noktasıydı. 29 yaşında hafta sonu eklerinin yayın yönetmeni oldu.

İyi ki Dediği Şeyler

Örnek'in 20'li yaşlarına dair “iyi ki”leri uzun bir liste oluşturuyor:

  • İyi ki bırakabilmişim; bugün de istifa etmeyi bilirim.
  • İyi ki çalıştığım herkesle iyi ayrılmışım ve zamanında gitmeyi bilmişim.
  • İyi ki erken çalışmaya başlamış, çok çalışmış ve çok eğlenmişim.
  • İyi ki güzel dostluklar edinmiş, ailemin yanında olma kararı vermişim.
  • İyi ki yurt dışına gitmiş ve iyi ki geri dönmüşüm.

Bugün 67 metreden bungee jumping yapamayacağını söyleyen Örnek'e göre bazı şeyler zamanında yapılmalı. Kötü giden bir ilişki, işe yaramayan bir deneme ya da güvenilen yanlış insanlar bile bir şey öğretiyor.

20'li Yaşlar: Bütün Temellerin Atıldığı Yıllar

Örnek için 20'li yaşlar son derece belirleyiciydi. O yıllarda çok okudu, çok müze gezdi, sanata, giyime ve renklere meraklıydı. Chicago Bulls'u ezbere bilen, basketbol, voleybol ve tenis oynayan, enerjisini nereye harcayacağını bilemeyen hiperaktif bir gençti. Sıradan biri olmak istemedi; farklı bir şey yapmak için sorumluluk aldı, 7 yaşındaki bir çocuk gibi sürekli soru sordu.

Amaç Bir Çerçevedir

Örnek, 20'li yaşlardan sonra hiçbir şey için geç olmadığını; ancak özellikle Türkiye'de günün değerini bilmek gerektiğini düşünüyor. Hayatın tadını hedonist bir şekilde değil, anlamını fark ederek ve iyi bir şeyler yapmaya çalışarak çıkarmak gerektiğine inanıyor.

“Amaçsız hayat geçmiyor. Bir amacınız olduğunda bir çerçeve bulmuş oluyorsunuz ve o çerçevenin içini kendiniz eğlenerek dolduruyorsunuz.”

Merak ve Yan Uğraşlar: İşsizlikten Yeni Kariyerlere

Türkiye'deki gelişmeler nedeniyle zaman zaman işsiz kalan Örnek, her seferinde düştüğü yerden kalkmayı merakları sayesinde başardı. Kimse sosyal medyayı haber için kullanmazken Instagram'da içerik üretmeye başladı ve sosyal medyayı iyi kullanan isimlerden biri oldu. Binalara, zillere, mimariye olan merakı başlı başına bir işe dönüşebilecek bir birikim yarattı. Podcast macerası da teknolojiye ve yeniliğe olan ilgisinden doğdu.

Denemeyi Sevmek ve Değişimden Korkmamak

Örnek, kendini yeni alanlara atmayı, denemeyi ve değişimi sevdiğini söylüyor. İşinde son derece titiz; bir podcast bölümünü defalarca dinleyip en küçük ifadeyi bile düzeltiyor. Ama hayatta sabırsız: Hayat sanki çok kısa ve yetmeyecekmiş gibi yaşıyor. Hobileriyle işini iç içe geçirdiği için çalışmak onun için bir yük değil.

20'li Yaşlarındaki Nilay'a: Daha Az Kork

Bugünden bakınca 20'li yaşlarındaki haline söyleyeceği şey basit: Daha az kork. Aradığı kişiyi bulup bulamayacağı, istediği işe sahip olup olamayacağı, iyi bir evi olup olmayacağı… Bu kaygılar 20'li, 30'lu ve 40'lı yaşlarda da insanı bırakmıyor. Belki daha az dert etseydi bunların hiçbiri olmazdı; ama yine de kendine “hakkıyla geçirmişsin” demek istiyor.

Nilay Örnek'in hikâyesi gençlere cesaretle bırakabilmeyi, merakla yeni kapılar açmayı ve bir amaç çerçevesinde hem çalışmayı hem de hayatın tadını çıkarmayı öğütlüyor.

 

author

5 dk 30.10.2026