İçeriklere göz at!
Türkiye’nin en özgün zihinlerinden biri olan Alev Alatlı, ömrünün son demlerinde gençliğe bıraktığı bu sarsıcı mirasta, pasif kabullenişleri reddedip zihinsel bir diriliş başlatmanın hayati haritasını çiziyor. Sloganların, ezberlerin ve kutuplaşmaların ötesine geçerek bilginin gücüyle özgürleşmeyi hedefleyen bu çağrı; bir ulusun ve bireyin kendi topraklarında kök salarak dünyaya meydan okuma mücadelesini gözler önüne seriyor.
İnsanın içsel çatışmalarının, değişen dünya düzeninin ve arayışlarının tam ortasında duran dengenin peşine düşen bir zihin, hayatı bir öğrenme laboratuvarı olarak yeniden tanımlıyor. Kemal Sayar, varoluşun sancılarını ve kusurlarını birer yılgınlık sebebi değil; olgunlaşmanın, cesaretin ve özgün bir hikaye bırakmanın altın fırsatları olarak görüyor. Bu yolculuk, kusursuzluk arayışının değil, hayatı tüm kırılma anlarıyla göze alarak yaşama cesaretinin hikayesidir.
Dinozorlar. Milyonlarca yıl yeryüzünde güç ve hükümranlık sahibi olmuş muazzam yaratıklar. İnsanlık tarihinin takriben 300 bin yıla uzandığını da düşünürsek; kıyasladığımızda çok daha fantastik bir noktada, on milyonlarca sene dünyanın en popüler misafiri diyebileceğimiz bir türden bahsediyoruz aslında. Maalesef bu sevimli dostlarımız bugün aramızda değiller.
Mardin'in uçsuz bucaksız topraklarından Amerika'ya uzanan, bilimin zirvesine ulaşırken kalbi hep ülkesi için atan bir dâhinin yolculuğu bu. İmkansızlıkların içinde filizlenen ve dünyaya ilham olan Prof. Dr. Aziz Sancar'ın hikayesi, köklerine sıkı sıkıya bağlı bir sadakatin ve sarsılmaz bir inadın destanını fısıldıyor.
Kariyer basamaklarını tırmanmak pek çokları için zirveye ulaşmak anlamına gelse de, onun için asıl mesele zirvedeyken aşağıya ne kadar el uzatabildiğiydi. Küresel finansın devasa gökdelenlerinden, İstanbul'un sokaklarına uzanan bu serüvende Mehmet Abbasoğlu’nun en büyük pusulası daima yenilik arayışı ve cesaretti.
On beş binden fazla hayat hikayesine tanıklık eden bir zihnin, insanın en büyük ve en sinsi engeliyle, yani kendi kurban psikolojisiyle olan savaşına dair derin bir içgörü yolculuğu bu. Başkalarını suçlamanın o rahatlatıcı ama uyuşturan konfor alanından çıkıp, psikolojik esneklikle hayatın direksiyonuna yeniden geçmenin anahtarını sunan sarsıcı bir öz farkındalık serüveni.