İçeriklere göz at!
Bugün hepimizin zaman zaman 'Acaba ben de girişimci olabilir miyim?' diye aklından geçirdiği o heyecan verici konuya odaklanıyoruz: Girişimcilik. Son dönemde teknolojinin ve özellikle yapay zekâ araçlarının gelişmesiyle birlikte girişim kurmak daha ulaşılabilir hale geldi. Bu durum "tek başıma da yapabilirim" fikrini güçlendiriyor. Ancak işin gerçek yüzüyle karşılaşıldığında durum biraz daha farklıdır. Çünkü girişimcilik yalnızca bir fikir üretmek değil; o fikri sürdürülebilir hale getirmek, sürekli problem çözmek ve belirsizlikle baş edebilmek demektir.
Kimi zaman bir duygu, tüm hayatın pusulası olabilir. Ruhi Çenet’in hikâyesindeki anlatısı, tam da bu gerçeği gözler önüne seriyor. İngilizcedeki "curiosity" (merak) kelimesinin kökeninde yatan "duyarlılık göstermek" halini hayatının merkezine alan Çenet; 12 yaşındaki bir çocuğun ev içi dedektifliğinden, bugün 15 farklı dilde milyonlara seslenen bir belgeselciye dönüşümünü bir keşif yolculuğu olarak tanımlıyor.
Havacılık hayalleriyle başlayan bir yolculuğun, tiyatro sahnesinin büyülü ve acımasız "er meydanında" devleşen bir kariyere evrilmesinin hikayesi bu. O, başkalarının çizdiği rotaları reddedip kendi tutkusunun peşinden giden ve başarının asıl sırrının inatla sahnede kalmak olduğunu kanıtlayan bir usta.
Gökyüzüne sevdalı bir mühendisin, altı kiloluk küçük bir prototiple başlayıp dünya havacılık tarihini baştan yazan efsanevi serüveni bu. "Ne" sorusunun ötesine geçip "nasıl" ve "neden" ürettiğini sorgulayan Selçuk Bayraktar'ın hikayesi, teknolojinin ruhsuz bir metal yığınından çaresiz bir insana nefes olan bir umuda nasıl dönüştüğünü fısıldıyor.
Temmuz ayında 23’te bir araya gelmeye, öğrenmeye ve yeni hikayeler üretmeye devam ettik. Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirdiğimiz topluluk buluşmasıyla bağlarımızı güçlendirirken, 23 Platformu’na eklenen yeni eğitimlerle öğrenme alanımızı genişlettik. Girişimciliği birliktelik perspektifinden ele alan “Birlikte Yola Çıkanlar” serisini başlatırken, 23 Yaş Hikayeleri’nin 5. sezonunda ilham veren yolculuklara yeniden kulak verdik. Bu ay da 23’te paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin yeni yollarını keşfettik.
Günümüz dünyasında algoritmaların ve yapay zekanın profesyonel hayatın sınırlarını aşıp günlük rutinlerimize sızmasıyla birlikte, dijital yatkınlığımız bir teknik beceri olmaktan çıkıp bu yeni düzende kendimizi var edebileceğimiz bir alan hâline geliyor. Sürekli değişen trendlerin ve bilgi yoğunluğunun içinde neyin geçici, neyin kalıcı olduğunu ayırt etmek her geçen gün zorlaşsa da yeni ve eski tüm teknolojilerin sunduğu imkânları görüp bunları efektif kullanabilmek, 21. yüzyılın en temel kazanımlarından biri.